Barış Kenan Üney * Paylaşılmayan bilgi, bilgi değildir Blog

0

Kırdığımız Oyuncaklar – Sunay Akın

Tahta atlardan tutun kağıttan uçak ve gemilere kadar her türlü oyuncağın tarihini bulabilirsiniz bu sayfalarda. Savaş dönemlerinde ellerinde oyuncaklarıyla canlarına kıyılan çocuklar da görürsünüz kimi sayfalarda. Her hikayenin sonunda tek bir cümledir sizin yüreğinizi sızlatan. Bu kadar geçmişi var mıdır bu oyuncakların diye düşünürsünüz. Adını hiç duymadığımız bir çok yabancı şahıs aklınızı karıştırabilir. Fakat okunmaya gerçekten değer bir kitap. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Dili çok güzel, geçişleri nasıl yaptığını fark edemiyorsunuz. Kitapta çok sıcak, naif hikayeler var. Kitap sizi yormuyor. Aksine dinlendiriyor. Takıldığım tek nokta bazı hikayelerde toplumun sevgisini kazanmış kıymetli bazı yazarların fikirlerini acımasızca eleştiriyor. Onlara bir cevap hakkı...

0

Andy Weir – Marslı

Konuya önce şuradan gireyim dedim. Adam Mars’ta ölmemek için patates yetiştiriyor ki elinde yetiştirmek için sadece patates var çünkü. Biz patatesi başka ülkelerden alıyoruz. Mars’ta harbiden patates yetişse neredeyse oradan da alacağız. Bir Mark Watney kadar olamadık, kendi ülkemizde kendimize yetecek kadar mahsul yetiştiremedik. Bence bu kitabı Tarım ve Orman Bakanlığında görevli herkesin okuması lazım.

0

Kemal Tahir – Yol Ayrımı

Esir Şehir İnsanları’nda başkarakter olan Kâmil Bey hapisten çıktıktan sonra ayrıldığı eşi Nermin’in evine giderek kızıyla görüşmek ister. Fakat bu süreç, romanın yarısından sonra başlar. 1930’daki Serbest Fırka deneyimi, yazarın karakter çeşitlemesiyle anlatmaya çalıştığı konudur. Kuvayı Milliye saflarında bulunmuş insanların siyaset arenasından uzak tutulmaya çalışıldığı, meydanın kraldan çok kralcı olan parti kodamanlarına kaldığı bir dönem. Esir Şehrin Mahpusu’nda karşımıza çıkan hapishanedeki kötü adam Faytoncu Osman Ağa’nın Serbest Fırkacılığı ile İstiklal Savaşı’nda önemli mücadelesi olan Ramiz Dayı’ya kafa tutmaya çalışması yazarın dönem siyasal yapısının alt yapısını iyi vurguladığı, çelişkileri anlatmaya çalıştığı iyi bir anlatım.

0

Kemal Tahir – Esir Şehrin İnsanları

16 Mart 1920’de işgal (dolayısıyla esir) edilmiş İstanbul’da, yaşamının son sekiz yılını Avrupa’da geçirmiş tahsilli, sanatkar ve aydın bir paşazade olan Kamil Bey’in, hayatının zenginlikten fakirliğe doğru ani geçişi esnasında, vatan, millet, hürriyet, dava adamlığı, fedakarlık v.s… gibi kavramlarla tanışıp, gerçek zenginliği bulmasını, ömründe hiç görmediği Anadolu’ya, birkaç arkadaşıyla birlikte destek verebilmek için kendisiyle, ailesiyle, dost bildiği düşmanlarla, doğruyu yanlış, yanlışı doğru gösteren sistemle giriştiği mücadelesini anlatan çok güzel bir roman. Esir bir ülkede özgür olmayı değil, gönlüyle özgürlük için savaşan Anadolu’ya bağlı bir esir olmayı seçen Kamil Bey’in hem iç hem de dış dünyasında olanları aynı ustalıkla anlatmış Kemal...

0

Kemal Tahir – Kurt Kanunu

Kurt Kanunu kitabında İzmir Suikasti’nin farklı bir yönünün, arka taraflarının birtakım gerçeklerle beraber Kemal Tahir tarafından romanlaştırılmış halidir. Kemal Tahir’in kullandığı çoğu karakter başta Kara Kemal Bey olmak üzere tarihte yaşamış kişiler. Mustafa Kemal Atatürk’de kitap boyunca ya Sarı Paşa olarak ya da Gazi Paşa olarak geçmekte. Cumhuriyet sonrası ittihatçilerin görüşlerini belirten Kemal Tahir, ittihatçilerin iktidara gerek din, gerek politika gerekse de kişiye özel, yani Sarı Paşa’ya özel görüşlerine bol bol yer verdiği bir kitap. Bazı cümleler için hem romanın gerçekçiliği bakımından olması gerekiyordu diyebilsek de bir taraftan Kemal Tahir’in Sarı Paşa’ya olan eleştirisi de diyebiliriz. Bu yönden bakarsak eğer...

0

Şimşek – Peyami Safa

“Hiç kimse bir Şimşek aydınlığı gördükçe Pervin’in niçin haykırdığını, niçin saçını başını yolduğunu, kendini yerlere attığını, niçin kafasını taşlara vurduğunu, niçin tepindiğini, anlamıyor, çünkü bu anda hastanın gözleri önüne gelen manzarayı bilmiyor, bu onlar için ebedi meçhuldür, bunu yalnız biz yani bu kitabı okuyanlar, bu hileyi en yakından, bu hileyi içinden seyredenler, bunu yalnız biz yanı bu kitabı okuyanlar biliyoruz.” Kitabın arka sayfasından böyle yazıyor. Gerçekten de kitabı okumayan Pervin’in neden, niye böyle davrandığını bilemeyecektir. Öğrenmeniz için bence bir an önce okumalısınız.

0

Kemal Tahir – Yorgun Savaşçı

Kemal Tahir bu toprakların yetiştirdiği belkide en iyi romancımızdır. Yazdığı romanların hepsinin gerçek temelleri vardır. Bir kitabı yazarken yüzlerce kaynağı tarar öyle yazar. Kitap hakkında çok şey söylenebilir. Çünkü herkes için mutlaka bir şey ifade edebilecek türde bir kitap. Kimisi için çok sıkıcı kimisi için akıcı kimisi için konu sade kimisi içinse yeterli olabilir. En azından ben şunu anladım ki. Tarih derslerinde anlatıldığı kadar kolay olmamış halkın direnişi. “Kuvayi Milliye birlikleri seferber olup bizi düşmandan kurtardılar” dediklerinde artık bunun bu cümlenin söylenişi kadar basit bir iş olmadığını bileceğim. O zamanlar düşman ülkelerinin bayraklarıyla kendi ülkesinde onları karşılayan insanlarımızın neden böyle...

0

Salkım Salkım Asılacak Adamlar – Aziz Nesin

Selamlar olsun hepinize… Bugün size bir dönem kitabından bahsedeceğim… Uzun bir inceleme olacak çünkü kitapçıya gidip baktığınızda muhtemelen dikkatinizi hiç çekmeyecek bu kitap. O dönemde oynanan bu oyunun boyutundan neredeyse hiç kimsenin haberi yok… Bilin istedim… O yüzden sarıldım klavyeye .. 6 Eylül 1955 – 7 Eylül 1955 arasında olanlardır bu kitabın konusu… O dönemi ve toplumun genel yapısını daha iyi anlayabilmeniz için 50’lere uzanarak başlayacağız… Kahve, Bira, Votka neyin varsa kap gel.. Başlıyoruz !

0

Montofon

Montofonlar hilkat gereği “bakmak” ve “tepki vermemek” fiillerini genellikle bir virtüöz edası ile icra ederler. Kurban bayramında toplu kesim yapılan herhangi bir kesimhaneye düştüyse yolunuz muhakkak görmüşsünüzdür. Bu sığırları bağlayıp bir anda makine vasıtasıyla yukarı çekerler. Baş aşağı gelen hayvan daha ne olduğunu anlamadan boğazında çeliğin soğukluğunu hisseder. Burada incelenmesi gereken konu bu esnada sıranın kendisine gelmesini bekleyen diğer sığırlardır. Bunların bakışlarında sanki derin bir boşluğa nazar ediyormuşçasına bir hissizlik vardır. Burada deruni bir mana ya da hâfi bir sır aramanın lüzumu yoktur.

0

Stalin’in Damadı

Aziz Nesin’in Benim Delilerim adlı kitabından bir delirtme anısı daha. Bir insan nasıl delirir, delirtilir. Stalin’in Damadı başlığı altında anlatılan ülkesini ve milletini seven bir devrimci öğretmenin hayatını kısaca aktarıcam. Kitabın tamamını okumak için sahaf veya kitap satan sitelerden temin edebilirsiniz.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 İleri