Kemal Tahir – Esir Şehrin İnsanları

16 Mart 1920’de işgal (dolayısıyla esir) edilmiş İstanbul’da, yaşamının son sekiz yılını Avrupa’da geçirmiş tahsilli, sanatkar ve aydın bir paşazade olan Kamil Bey’in, hayatının zenginlikten fakirliğe doğru ani geçişi esnasında, vatan, millet, hürriyet, dava adamlığı, fedakarlık v.s… gibi kavramlarla tanışıp, gerçek zenginliği bulmasını, ömründe hiç görmediği Anadolu’ya, birkaç arkadaşıyla birlikte destek verebilmek için kendisiyle, ailesiyle, dost bildiği düşmanlarla, doğruyu yanlış, yanlışı doğru gösteren sistemle giriştiği mücadelesini anlatan çok güzel bir roman. Esir bir ülkede özgür olmayı değil, gönlüyle özgürlük için savaşan Anadolu’ya bağlı bir esir olmayı seçen Kamil Bey’in hem iç hem de dış dünyasında olanları aynı ustalıkla anlatmış Kemal Tahir.

Kurtuluş dönemindeki aydınların neler yaptıklarını, savaşa nasıl katkıları bulunduğunu, nasıl zararları olduğunu, bir paşa oğlunun savaştaki yerini, kendi benliği ile olan yüzleşmesini ve Osmanlının yıkılışını anlatan usta bir yazarın eseridir. Türk olarak geçmişimizi öğrenmemizi sağlayacak bu tür kitapların okunmasını herkese tavsiye ediyorum.

Kemal Tahir mütareke döneminde işgal altındaki İstanbul’da Osmanlı aydınının işgale karşı direnişini çok etkileyici bir dille anlatmış. Okuyucuyu alıp o döneme götürüyor. Okuyucunun kimi zaman kızarak, kimi zaman gurur duyarak, kimi zaman da gözleri dolu bir şekilde okumasını sağlayacak kadar büyülü bir dile sahip. O döneme ait zaman zaman unutulan bazı gerçekleri tekrar düşünmeye sevk ediyor. Devrimin kendi çocuklarını nasıl yediğini ise bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kemal Tahir, Milli Mücadelenin bu en zor durumunda İstanbul aydınının yaşadığı hayatı, esaretten kendilerine pay elde etmek isteyen tüccarları ve esaretin bir buhran haline gelmesine sebep olan olayları güzel betimlemelerle anlatmıştır. İstanbul’un işgali, milli mücadele sırasında milletimizin kalbinin zapt edilmesi ve bitkisel hayatta yaşamaya zorlanması şeklinde vuku bulmuştur. Yazar romanda Kamil Bey’in şahsında aydınların bir içe dönme ve özeleştiri yapma halini ortaya koymuştur. Kamil Bey kızı Ayşe’nin yıllar sonra “Baba Milli Mücadele sırasında siz neredeydiniz?” sorusunu sorma ihtimaliyle bir içe dönüş yaşamıştır. Bu soru, her zaman ve her olay için herkesin kendisine sorabileceği bir sorudur. Bence romanın en önemli teması, bu muhasebenin yapılmasıdır. Yazarın diğer eserlerine baktığımızda da sürekli bu sorgulama temasının işlendiği görülecektir. İyi okumalar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir