Hakkari’de Bir Mevsim – Ferit Edgü

Anlatım biçimi çok farklı bir kitap bazen bir deneme tadı bazen ise bir destan gibi bölümün ne zaman biteceği belli değil. Çok farklı bir roman. Şiir kitabı gibi dize şeklinde yazılmış ancak şiirsel değil sadece dize biçiminde yazılmış türk edebiyatının temel eserlerinden birisi olmuş bir kitap.

Türk edebiyatı’nda doğu gerçeğini tüm zamanlarda kavramımıza yarayan kapsamlı bir roman.
İlgisizlik, unutulmuşluk yörenin kendi hukukunu oluşturmasına neden oluyor. İşlenen cinayetler karların yolları kapaması gibi hukukun yolunu kapatıyor. Ekonomik zorluklar, hırsızlık ve cinayetleri tetikliyor. Ölenler öldükleriyle kalıyorlar. Hukuk can bile çekişemiyor. Köy ağalarına eyvallah diyen valiler, köy öğretmenlerinin ne kadar iyi yazdıklarından şikayet ediyorlar.
Dışardan gelen hiç kimse bu bir ömür kış uykusuna yatmış insanların kaderini değiştiremiyor.

Ferit Edgü’nün Hakkari’nin bir köyünde öğretmenlik yaptığı süre boyunca izlenimlerine eşlik ederken ‘Keşke memleketimizin her yeri eşit koşullara ve belirli bir gelişmişlik düzeyine sahip olsaydı.’ diye düşünmeden edemedim. Hakkari’ye hiç gitmedim fakat ben Hakkari’deki kışı sevmedim. Ölen bebeklerin, kar altında ayakkabısız gezen çocukların, yeri geldiğinde bir doktora muhtaç olan fakat buna dahi ulaşma imkânı olmayan insanların yaşadığı hayatı sevemedim.

Kitapta anlatıcı gördüklerini ve yaşadıklarını kendisi yazar, kendisi anlatır ancak sanki bu anlatımda anlatıcı aradan çekilmiş, bize sayfalardan bir pencere açmış ve gittiği Pir. köyünü göstermiştir. Kitabın hiçbir yerinde köy soğuktur demez, soğuğu hissettirir, hiçbir zaman bir ölüme üzüldüm demez, üzülür ve üzer. Yaşadıklarının ve hissettiklerinin yanında oralarda idari işlerin nasıl yürüdüğünü, âdetlerin, geleneklerin ne olduğunu, oradaki yaşantının zorluğunu, insanların sorunlarını çok samimi bir dille ve oldukça gerçekçi bir biçimde anlatır. Umutludur, kötüye giden bazı şeyleri değiştirmek ister ve bu uğurda yılmaz. Dertlidir, öfkelidir, asabidir; korkmaz, karşısındaki kim olursa olsun sesini yükseltmesini bilir.

Ferid Edgü’yü ilk defa okuyorum. Gerçekten muhteşem bir dili var. Kısa kısa cümleler ancak bir o kadar da etkileyici. Ve seçtiği konu itibari ile doğunun sesine kulak veriyor. Bir öğretmenin yaşadığı anılarını anlatıyor Ferid Edgü. Ne diyordu; kendi dilimi öğretmek yerine onların dilini öğrenmeliydim. Gerçekçi bir biçimde yazılmış güzel bir eser. Mutlaka okunmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir