Kemal Tahir – Yol Ayrımı

Esir Şehir İnsanları’nda başkarakter olan Kâmil Bey hapisten çıktıktan sonra ayrıldığı eşi Nermin’in evine giderek kızıyla görüşmek ister. Fakat bu süreç, romanın yarısından sonra başlar. 1930’daki Serbest Fırka deneyimi, yazarın karakter çeşitlemesiyle anlatmaya çalıştığı konudur. Kuvayı Milliye saflarında bulunmuş insanların siyaset arenasından uzak tutulmaya çalışıldığı, meydanın kraldan çok kralcı olan parti kodamanlarına kaldığı bir dönem.

Esir Şehrin Mahpusu’nda karşımıza çıkan hapishanedeki kötü adam Faytoncu Osman Ağa’nın Serbest Fırkacılığı ile İstiklal Savaşı’nda önemli mücadelesi olan Ramiz Dayı’ya kafa tutmaya çalışması yazarın dönem siyasal yapısının alt yapısını iyi vurguladığı, çelişkileri anlatmaya çalıştığı iyi bir anlatım.
CHP’li önemli mebusların bir süre sonra Serbest Fırkacılara karşı aşırıya varan tepkileri, Kâmil Bey’in kızına gerçekleri anlatmaya çalışması, Gazeteci Murat’ın arkadaşı Selim’in bir dergi çıkarmaya çalışması ve dergide sarayların öğrenciler için yurt anlamında kullanılması gerektiğinden bahseden yazısı eserin bam telidir neredeyse. Selim’in bu görüşü, Atatürk’ün kaldığı saraya lafı getiriyor gibi algılanır, sivil memurlarca öldüresiye dövülür, bir daha da kendini toparlayamaz ve hastanede can verir.
Doktor Münir’in Kurtuluş Savaşı ve kahramanlık üzerine söylediği şu söz önemli: “Bence Kurtuluş Savaşımızın bir tek kahramanı var o da Kurtuluş Savaşı’nın kendisi.” Yazar, diğer birkaç eserinde olduğu gibi Doktor Münir üzerinden kendi görüşlerini okuyucuyla paylaşıyor ve ortaya, dolu, yiğit bir roman çıkıyor. İyi okumalar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir