Sakalların Aslında Yoksa?

ruyada-sesli-aglamak

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk ağlayışımın sebebi, ilk nefes alışımdı.
Her yeni doğan gibi.
Fiziki doğuşum kimin ellerinde oldu bilmiyorum ama,
Yirmi yıl boşa yaşadıktan sonra,


Tam atlayacakken, sıradan olma korkusu doldu içim.
Yeniden doğdum ellerine.

Aklı başında doğdum.
Saçlarım darmadağınık.
Vücudumda görünmeyen yaralar,
Ve kimse tarafından ciddiye alınmayan ağrılarla.
Temiz değildim.
Hırpalamışlardı.
Üzüldüğümde nefes alamazdım.
İnsanlara bağırmak, boş zamanlarımda yaptığım şeyler arasında ilk sıradaydı.
Sonra için için ağlamak kendi kendime.

Hangi sağlıklı çocuk, ailesiyle yerde yemek yerken tepsiyi ters çevirirdi?
Ve hangi sağlıklı aile buna duyarsız kalırdı?

Anne ve babanın üstlenemediği şeyleri üstlendin sen.
Onlar çocuklarının hasta olduğunu kabullenemeyecek kadar kibirli,
Hasta olduğunu fark ettikten sonra bir şey yapamayacak kadar sorumsuzdular.

Hakaret etmiyorum.
Onlara hakaret ederek vakit kaybetmiyorum artık.
Ama itiraf vakti.

Herkesten saklanılan engelli bir çocuktum ben.
Kimselerin fark edemediği.
Kat kat örterek sakladıkları.

Ruhsal engeli olan bir çocuktum ben…
Kendi kendime büyümeye çalıştım
Patlak verdi.
Kendimin erkeği olmaya çalıştım, eksik kalınan abi ve baba vasfından sonra.
Yapamadım.
İnşaat işçileri laf attıklarında korktum.
Omzumdan yakaladıklarında, kalbimde korkudan hasar kaldı.
Sol koluma herkes aşina.

Ruhsal engeli olan bir kadın oldum ben.
Büyüdüm.
Derim ileriye attı kendisini hava denilen en dolu boşlukta.
Kemiklerim birkaç santim esnedi.
Ve buna büyümek dediler.

Ama ben hala,
Aynı hastalıklı çocuktum.
Ellerine doğdum.
Domatesleri yere düşürmenin, sinirlenilmesi gereken bir şey olmadığını söyledin.
Anlamadım.
İdrak edemedim.
Seni dinliyordum ama,
Perdem çekikti.
Ve ben bunun farkında değildim.
Çünkü ben hep kızmıştım, saçlarımı yaparken kendime.
Dövmem gerekirdi kendimi, nasıl kızartamazdım patatesleri,
Neden hamur olurdu hep?
Mutfak tezgahındaki yağ lekesi nasıl çıkmazdı?
Karıncalar nefretimdi.
Uçan hayvanlar.
Bunlar bana normaldi.

Birisi sana,
O güzel sakalların yok senin dese.
Dinler ama hiç umursamazsın.
Kulaklarından beynine geçişi,
Sol lop üzerinden sağlanır ve duyarsızlık damarına takılır.
Çünkü senin sakalların vardır.

Ama bi düşünsene,
Ya aslında yoksa?

..

Ellerine yeniden doğdum,
Klişeleşmiş bir aşk seslenişi değil bendeki.
Ben senin ellerinde doğdum,
Perdelerim seninleyken aralandı.
Ve inanır mısın,
Artık sesini yükselten insanlar gördüğümde,
Şaşırıp kalıyorum.

Seni sevmiyorum.
Bunun yerine daha dolu bir cümle bulana kadar affet beni.
Bu cümleyi kurarak, hakaret edemem sana.
Tapmanın insanlar arasındaki cümlesini kurmayı öğrenip,
Sana sesleneceğim.

Şimdilik, hoşça kal sevdiğim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir