Devlet Ana – Kemal Tahir

Kemal Tahir’in hangi kitabını okusam, sanki oradaymışım da bir köşeden izliyormuşum hissine kapılırım. Devlet Ana kitabında da bu hisse kapılmamak elde değil.
Kaplan Çavuş’un dükkanına gelen müşterisiyle sohbeti barut meselesine geldiğinde aldığı telaşı, yüzündeki o heyecanı ve
merakını sanki oradaymışım gibi bende nefesimi tutarak okudum. Voyvoda Nurettin’in konağındaymışım da Osman Bey’in kancık Alişar’a cevap vermesini herkes gibi bende heyecanla beklemekteyim. Bekleyip oradakilerin yüzünü bir bir gözlerimle tarayıp aldıkları ifadeyi görmeye çabalamaktayım.

Bir uç beyliğinden koskoca bir devlet nasıl meydana gelmiştir? Bunu yapan o dönem insanlarının ortaya yüreklerini koymalarıdır. Dosta dostlukla, hayına düşmanca karşılık vererek büyümüşlerdir. Köylüyü, garibi, yoksulu ezmemişler; aksine korumuşlardır.
1290 yılının Anadolu’su bu eserde o kadar canlı ki adeta okurken elinizde bir kılıç at üzerinde kitabın içinde geziniyorsunuz. Büyük romancı Kemal Tahir, gerçekten de büyüklüğünü bir kez daha ispatlamıştır bu romanında.

Okumaya devam et

Kemal Tahir – Yol Ayrımı

Esir Şehir İnsanları’nda başkarakter olan Kâmil Bey hapisten çıktıktan sonra ayrıldığı eşi Nermin’in evine giderek kızıyla görüşmek ister. Fakat bu süreç, romanın yarısından sonra başlar. 1930’daki Serbest Fırka deneyimi, yazarın karakter çeşitlemesiyle anlatmaya çalıştığı konudur. Kuvayı Milliye saflarında bulunmuş insanların siyaset arenasından uzak tutulmaya çalışıldığı, meydanın kraldan çok kralcı olan parti kodamanlarına kaldığı bir dönem.

Esir Şehrin Mahpusu’nda karşımıza çıkan hapishanedeki kötü adam Faytoncu Osman Ağa’nın Serbest Fırkacılığı ile İstiklal Savaşı’nda önemli mücadelesi olan Ramiz Dayı’ya kafa tutmaya çalışması yazarın dönem siyasal yapısının alt yapısını iyi vurguladığı, çelişkileri anlatmaya çalıştığı iyi bir anlatım. Okumaya devam et

Kemal Tahir – Esir Şehrin İnsanları

16 Mart 1920’de işgal (dolayısıyla esir) edilmiş İstanbul’da, yaşamının son sekiz yılını Avrupa’da geçirmiş tahsilli, sanatkar ve aydın bir paşazade olan Kamil Bey’in, hayatının zenginlikten fakirliğe doğru ani geçişi esnasında, vatan, millet, hürriyet, dava adamlığı, fedakarlık v.s… gibi kavramlarla tanışıp, gerçek zenginliği bulmasını, ömründe hiç görmediği Anadolu’ya, birkaç arkadaşıyla birlikte destek verebilmek için kendisiyle, ailesiyle, dost bildiği düşmanlarla, doğruyu yanlış, yanlışı doğru gösteren sistemle giriştiği mücadelesini anlatan çok güzel bir roman. Esir bir ülkede özgür olmayı değil, gönlüyle özgürlük için savaşan Anadolu’ya bağlı bir esir olmayı seçen Kamil Bey’in hem iç hem de dış dünyasında olanları aynı ustalıkla anlatmış Kemal Tahir. Okumaya devam et

Kemal Tahir – Kurt Kanunu

Kurt Kanunu kitabında İzmir Suikasti’nin farklı bir yönünün, arka taraflarının birtakım gerçeklerle beraber Kemal Tahir tarafından romanlaştırılmış halidir. Kemal Tahir’in kullandığı çoğu karakter başta Kara Kemal Bey olmak üzere tarihte yaşamış kişiler. Mustafa Kemal Atatürk’de kitap boyunca ya Sarı Paşa olarak ya da Gazi Paşa olarak geçmekte. Cumhuriyet sonrası ittihatçilerin görüşlerini belirten Kemal Tahir, ittihatçilerin iktidara gerek din, gerek politika gerekse de kişiye özel, yani Sarı Paşa’ya özel görüşlerine bol bol yer verdiği bir kitap. Bazı cümleler için hem romanın gerçekçiliği bakımından olması gerekiyordu diyebilsek de bir taraftan Kemal Tahir’in Sarı Paşa’ya olan eleştirisi de diyebiliriz. Bu yönden bakarsak eğer bana göre kitabın önemi daha da artıyor. Bu cümleleri bir de Kemal Tahir’in Marksist cümleleri ile bir ittihatçının ağzından yapıldığını, bazılarının da Sarı Paşa’ya karşı yapıldığını düşünürsek kitabın öneminden çok neden bu kadar eleştirildiğinin cevabını da almış oluruz. Okumaya devam et

Kemal Tahir – Yorgun Savaşçı

Kemal Tahir bu toprakların yetiştirdiği belkide en iyi romancımızdır. Yazdığı romanların hepsinin gerçek temelleri vardır. Bir kitabı yazarken yüzlerce kaynağı tarar öyle yazar.

Kitap hakkında çok şey söylenebilir. Çünkü herkes için mutlaka bir şey ifade edebilecek türde bir kitap. Kimisi için çok sıkıcı kimisi için akıcı kimisi için konu sade kimisi içinse yeterli olabilir. En azından ben şunu anladım ki. Tarih derslerinde anlatıldığı kadar kolay olmamış halkın direnişi. “Kuvayi Milliye birlikleri seferber olup bizi düşmandan kurtardılar” dediklerinde artık bunun bu cümlenin söylenişi kadar basit bir iş olmadığını bileceğim. O zamanlar düşman ülkelerinin bayraklarıyla kendi ülkesinde onları karşılayan insanlarımızın neden böyle yaptığını bir nebze olsun anlayabileceğim. Padişahların Kuvayi Milliye’nin hareketlerini engellemeye çalıştığıyla ilgili bazı bölümlere inanmak istemedim. Daha çok padişahların buna mecbur kaldığı için öyle davrandıklarını düşünüyorum ve benim bu düşüncemin kitapta daha ağırlıklı olarak yer almasını isterdim.

Okumaya devam et

Salkım Salkım Asılacak Adamlar – Aziz Nesin

Selamlar olsun hepinize… Bugün size bir dönem kitabından bahsedeceğim… Uzun bir inceleme olacak çünkü kitapçıya gidip baktığınızda muhtemelen dikkatinizi hiç çekmeyecek bu kitap. O dönemde oynanan bu oyunun boyutundan neredeyse hiç kimsenin haberi yok… Bilin istedim… O yüzden sarıldım klavyeye .. 6 Eylül 1955 – 7 Eylül 1955 arasında olanlardır bu kitabın konusu… O dönemi ve toplumun genel yapısını daha iyi anlayabilmeniz için 50’lere uzanarak başlayacağız… Kahve, Bira, Votka neyin varsa kap gel.. Başlıyoruz !
Okumaya devam et