Şükrü Erbaş – Kuş uçar kanat ağlar


İYİ GÜN SİNEKLERİ!
Biz, can evimizden bir salkım sevinç gönderdik, siz o sevincimizi çığlığa çevirdiniz. Ölümle çevirdiniz, gözyaşıyla çevirdiniz, yalnızlıkla çevirdiniz, öfkeyle çevirdiniz… ama asla korkuyla değil. Korku sizin varlığınızın mayasıdır, bizim değil. Bizim her birimizin şimdi binlerce oğlu, kızı var. Siz, çocuğunuzdan bile korkarak çürüyeceksiniz. Biz, bin yıl sonra da aynı saygıyla, hasretle çocuklarımızı seveceğiz. Bizim sevgimizin zaman ölçüsü yok. Ey sabahlar –diyeceğiz- ey akşamlar, yazlar, tenha yapraklar, al yeşil arzular… ey aralık kapılar, gözyaşı boyalı perdeler, alın çizgileri, kuruyan boğazlar, kirpik döken öfke… her saniyesini bin ölüm bekleyişler, bilmenin çeki taşı, acının onuru, haklı olmanın çaresizliği… ah bizim oğullarımız, kızlarımız… sizin büyük hatıranızı, bizim büyük yalnızlığımızı hafifletecek bir zaman ölçüsü olabilir mi hiç?
Okumaya devam et